Aşk Tutulması - Murat Şeker (2008)

2 comments

Tahmin ettiğiniz gibi bir ormantik komedi izleyeceksiniz. Bu filmde hoşuma giden, soğanın cücüğü gibi ufak ama hedefe ulaşan bir sahne var. Ona gösterip, kaçıcam.

Bazen dışarıda, barda, kafede vs tanımadığımız bir kız görürsün. Hoşlanırsın. Tanışmak için Kieslowski gibi kurgu yapmak zorunda olduğumuzu biliyoruz değil mi?

-Mmm pardon ben sizi daha önce görmüş gibiyim...
-?
-(At bir şey) Ankara Üniversitesi'nde mi okumuştunuz. Tandoğan Kampüsü?
-Yoo!
-Alla alla bir yerde tanıyor gibiyim
-Sakal'a takılır mısınız?
-Hayır?

Burada kızdan "Yoo. Ben Hacettepe'de İngiliz Kültürü okuyorum" gibi bir şey söylemesini bekleriz. Artık muhabbetin devamı için gereken güç ondadır. Kontrol ondadır.

-İyi günler!
-Size de :/ (kafada kurduğumuz bütün plan elimizde patladı işte. Göt olmuş vaziyette oradan uzaklaşırız. Ha tabi buna alıştıysak sorun yok:D)

Bazıları daha cool takılır. Küçük bir "Merhaba. Nasılsın?"dan sonra kartvizitini uzatır: Tatlı bir tebessümle ve artistik bir edayla "aramanı beklicem" der...

Aslında düz mantıkla bakınca çok cool, çok oturaklı bir hareket gibi görünse de; temelde ciddi bir samimiyetsizlik barındırır. Bence bir erkeğin bir kadınla tanışması için tercih edeceği en son yollardan biri olmalı. Çünkü en basitinden içinde zeka dahi barındırmıyor ve kolaycı!

Filmin başlarında kahramanlarımız bir trafik kazası yaparlar. Erkek , kıza arkadan çarpıyo. Çarptıktan sonra kız arabadan iniyor. Klasik sahne: Erkeğin başından kaynar suların dökülmesi! 

Erkek harbiden kızın güzelliğinden götü başı kaybeder. İçinden "ne yapsammmm" diye kara kara düşünürken; aklına kartvizitini vermek gelir. İzleyelim:


İşte kadın-erkek ilişkilerine dair söylenebilecek en net şey budur! Sen erkek olarak götünü de yırt, dünyanın en güzel tanışma planlarını yap...Ya hatta geç hepsini: Dünyanın en yakışıklı, en zengin, en karizmatik (ohh!) erkeği ol. Sonuç: kızın iki dudağının arasından çıkacak sözcüklere bağlıdır. Sana değil.

Ama sen -bir erkek olarak- flört döneminde ipleri eline aldığında -gerekirse- hayatı ona zindan etme kudretine sahip olacaksın. Unutma o sadece ilk sözü söyler. Sön sözü ve genellikle bütün sözleri erkek söyler. İşte bu yüzden kadın hakkını çok iyi değerlendiriyor :)

Sahneyi kör gibi izledin değil mi?! Videoyu tekrar izle ve kırmızı ışığın; 'kızın erkeği reddeceğine dair' bir dair metafor olduğunu gör! Sen görmesen de kırmızı ışık bilinçaltına işlendi ve beynin, erkeğin aciz duruma düşeceğini biliyor. Mm evet. İşte olay bu. Tamam ben işe dönüyorum...

2 comments

Aysel Gok 19 Temmuz 2016 05:07

(Beş yıl sonra yazmış bulunuyorum ama olsun.) Soğanın cücüğü kadar ufak ama hedefe ulaşan sahne detayı çok güzeldi. Film yorumlarını kısa ve öz yazmanıza bayıldım. Devam edebilmeniz dileyiğle...

Aysel Gok 19 Temmuz 2016 05:11

(Beş yıl sonra yazmış bulunuyorum ama olsun.) Soğanın cücüğü kadar ufak ama hedefe ulaşan sahne detayı çok güzeldi. Film yorumlarını kısa ve öz yazmanıza bayıldım. Devam edebilmeniz dileyiğle...

Yorum Gönder